/  Edebiyat

Edebiyat

Elif Şafak ve Havva'nın Üç Kızı

Peri, Kafası karışık bir kız, inanç ile inançsızlık arasında savruluyor. Laik, modern, Kemalist bir babanın kızı. Annesiyse dindar, giderek daha da dindarlaşıyor. O anne ile baba aynı çatı altında birbirlerine tahammül edemez hale gelmişler. Peri Londra’ya gidiyor, okumaya... Daha çok da evdeki kutuplaşma ortamından kaçıyor. Sevdiği ama birbirleriyle olan meseleleri yüzünden onu yıpratmaya başlayan iki güç arasında dağılmamak, parçalanmamak için..

Elif Şafak ve Havva'nın Üç Kızı

Elif Şafak, kitabının baş karakteri Peri için; ben aslında onu değil Türkiye'yi anlattım diyor. Türkiye'nin gerçekleşmemiş potansiyeller ülkesi olduğunu savunan 44 yaşındaki Şafak, son romanında ülkedeki tüm uyumsuzlukların üzerine parmak basmış.

HAVVA’NIN ÜÇ KIZI

İnanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuk...

Ben ne annem gibi dindarım, ne babam gibi kâinatın, beş duyumla kavradığım şeylerden ibaret olduğuna kaniyim. Öyleyse ben neredeyim? Ne mutlak dindarlığa, ne de mutlak akılcılığa dahil olmak isteyenler için bir başka yaklaşım, yeni bir varoluş şekli yok mu acaba? Bir üçüncü yol mesela? Kim bilir?

Şirin, Mona ve Peri… Günahkâr, İnanan ve Şaşkın. Münkir, Mümin ve Mütereddit… Böylesine farklı üç genç kadın nasıl bir araya gelebilir? Arkadaş olabilirler mi sahi? Hatta kız kardeş? Tanrı, bilim, kimlik, aidiyet, Doğu-Batı tartışmalarının tam ortasında hiç kimselere benzemeyen, karizmatik bir adam, sarsıcı bir skandal ve sıra dışı bir aşk... yarım kalan... seneler sonra yeniden canlanan...
Elif Şafak büyüleyici dili ve sağlam olay örgüsüyle inanca, inançsızlığa, arayışa, farklı kadınlara ve aşka dair baş döndürücü bir yolculuğa çıkarıyor bizleri.

Havva’nın Üç Kızı Türkiye ile Avrupa, dün ve bugün arasında gidip gelen güncel bir hikâye anlatıyor.
Yüzyılımızın en çok tartışılacak konularından birini kışkırtıcı kahramanlar aracılığıyla ele alan, temposu hiç düşmeyen, kolay kolay unutamayacağınız bir roman.